Geçmişten Günümüze Çay Kültürü

Türk kültürünün vazgeçilmez bir içeceği olan çay, kahvaltıdan itibaren hem sohbetlere hem de yemeklere eşlik eder. Günün her saatine ayrı bir keyif veren çayın, ince belli bardakta içileni makbuldür. Peki, çay ne zaman keşfedildi? Türkiye’de çay kültürü ne boyutta? Bu yazımızda çaya dair merak ettiklerinizi bulabilirsiniz!

Çay Nedir?

Çay, farklı bitkilerin çiçekleri, yaprakları, kökleri ve tohumlarının kaynatılıp, haşlanması ile ortaya çıkan bir içecek türüdür. Demleme yöntemiyle tüketilebilir hale getirilir. Çay kelimesi Çince bir kavramdır. Bilimsel adı Camellia Sinensis şeklinde geçer. TDK’ya göre çay kelimesinin anlamı, Thea Chinensis bitkisinin yapraklarının demlenmesi ile oluşturulan hoş kokulu ve kırmızı renkli bir içecektir.

Çay Çeşitleri Nelerdir?

Geleneksel Türk çayı siyahtır. Bununla birlikte bazı aromalar da siyah çaya ilave edilebilir. Örneğin kamelya ve bergamot, en çok tüketilen aromalı siyah çaylar grubunda yer alır. Diğer çay çeşitleri ise beyaz çay, yeşil çay ve oolong çayıdır.

Çayın Tarihçesi

Çay ilk olarak Çin’de keşfedilmiştir. Çayın ilk yudumlanma zamanı M.Ö 2737 senesine uzanır. Bir efsaneye göre; Çin imparatoru Shen Yung, tesadüfen çay yapraklarının sıcak suya düşmesine şahit olmuştur. Bu keşfedişle beraber Yung, çayın tadı ve kokusundan büyülenir. Çayı bulduğu o bölgede yaklaşık 7 sene kalır ve sürekli çay tüketir. Çin’de ticaretin gelişmesinin ardından çay da ticari bir unsur olarak kullanılır. 8. yüzyılda Çin’e gelen Japon rahipler çay ile tanışır. Bu mucizevi bitkiyi ülkelerine götürürler. Çay, Japon halkı tarafından çok sevilir.

Çayın Avrupa’da duyulması 1559’da, Avrupalıların çayla tanışması ise 1606’da gerçekleşir. 1635 senesinden sonra Fransa ve Hollanda, Avrupa’da en çok çay tüketen ülkeler arasında sayılır. Çayı pişirmek ve demlemek için kullanılan demlikler, 1650’li yıllarda Çin’den Avrupa’ya hızla yayılır.

Çayın Amerika’da tanınmasını sağlayan kişi ise Peter Stuyvesant olur. New York’a yerleşen Hollandalı vatandaşlar, Amerika’nın ilk çay tiryakileri şeklinde tarihe geçer. Çaya bilimsel isminin verilmesi (Camella Sinensis) ise 1753’te olur. 1800’lü zamanlarda Amerika ve Avrupa çay endüstrisinde etkin olmaya başlar.

Thomas Lipton ilk çay dükkanını 1871’de İngiltere’nin Glasgow kentinde açar. 1890’da ise Seylan’da bir çay tarlasını satın alır. Hindistan’dan getirtilen çay tohumları, 1903’ten itibaren Kenya’da yetiştirilmeye devam edilir.

Türkiye’de Çay Tarihçesi

18. yüzyılda çayın Avrupa’ya gelişiyle birlikte, birçok ülke bu muhteşem içeceği keşfetmiştir. Kaynaklara göre, çayı ilk tüketen Türk, Hoca Ahmet Yesevi’dir. Türklerin çayla tanışması 19. yüzyıla rastlar. İkinci Abdülhamit döneminde çay ilk kez zirai bir ürün halini alır. Bu dönemde çayın ticari değerinin yanında şifa kaynağı olduğu da anlaşılır. Japonya’dan çay tohumları tedarik edildikten sonra çay ekimi başlar. Çay yetiştiriciliği ilk olarak Bursa’da denenir, fakat buradaki iklim koşulları elverişsiz olduğundan, olumlu sonuç elde edilemez.

1924’te tekrar çay yetiştiriciliği için girişimlere başlanır. Gürcistan’ın Batum kentinden getirilen çay tohumları, ilk olarak Rize ve çevresine ekilir. İlk üretim Rize Borçka’da gerçekleşir. Deneme üretimleri başarıyla sonuçlandıktan sonra Batum’dan 20 ton tohum getirtilir ve ilk mahsul 1938’de alınır. Rize’ye ilk çay tohumunu getiren kişinin Hulusi Karadeniz olduğu bilinir.

Türkiye’de Çay Kültürü

Ülkemizde çay sadece Gürcistan sınırı ile başlayan ve Ordu’nun Fatsa ilçesi sınırlarına kadar uzanan bir bölgede yetiştirilir. İklimi ve coğrafi koşulları nedeniyle Doğu Karadeniz bölgesi, çay yetiştiriciliğinde birinci sırada yer alır. Bu sebeple Doğu Karadeniz çayı en çok tüketilen çayların başında yer alır.

Dünyada en fazla çay tüketen ülkeler arasında bulunan Türkiye’de, 1900’lü yıllara kadar çay tanınmıyordu. O zamana kadar kahve en önemli içecekti. Şu an Türkiye’de su dışında en çok tüketilen içecek çaydır.

5 bin yıllık bir tarihi olan çay, Türkiye’de geç keşfedilmiş olsa da, şu an çayın Türk kültüründeki önemi yadsınamayacak derecede fazladır. Gün boyu çay tüketilmesinin yanı sıra, demleme yöntemleri, ince belli cam bardaklar, kıtlama çay gibi farklılıklar, Türk çay kültürünün birer ögesidir.

Sağlığa faydalarından bağımsız olarak çay, yeri geldiğinde sohbetlerimizin ve mutluluklarımızın ortağı, yorgunluğumuzun ilacı olur. Yaz ve kış demeden, Türkiye’de çay içilir. Hayatımıza değer katan, arkadaş ve aile sohbetlerinin, evlerde düzenlenen günlerinin vazgeçilmez içeceği olan çay, günün her anında bizlere eşlik edebilir. Hamur işi tarifleri çaysız olmaz, lezzetli kurabiyelerin, pastaların ve böreklerin en iyi tamamlayıcısı bir bardak çaydır.

Siyah çaydan, beyaz çaya, yeşil çaydan, bitki çaylarına kadar çayın pek çok farklı çeşidini CarrefourSA marketlerinde bulabilirsiniz.

image_print